9/27/2012

SoYuT Paranoid -SoN-

Siktiri boktan şu dünyada her güzellik neden insan eliyle son bulur ki?.
ng

     

9/26/2012

SoYuT Paranoid -5-

"usun yörüngesinde düşüncelerin  üryan dolaşması
hayatın tel örgülerle çevrilmiş mahalle baskısına aykırıdır"

sizlere sorgulanmaktan ve sorgulamaktan genetiği bozulmuş
bir hikayeyi dilim döndüğünce anlatacağım.
bu,anlatıcının hikayesidir..

-bir gün öncesi-

01.02.19..
cumartesi
saat 23:30 civarı
kafamı yastığa,yastığı yatağa gömüş vaziyette
sokaktan gelen seslerin
karmakarışık uğultusunda
beynimin ağrısını dinliyorum

13 numaralı dairede
henüz tanışmadığım sevgilim,başucumda
saçlarımı okşuyor
sessiz bakışlarla

"ölürken insanın hayatı film şeridi gibi gözlerinin önünden geçermiş ya,
ölüyor muyum yoksa?
sanmam,öyle olsa sevgilim saçlarımı okşamazdı"
(kendini kandırmanın yalın halidir,yadsımak)

-ertesi gün-

günlerden pazar ve,
ben pazarları oldum olası sevmem
insanların çocuk parkına,denize,pikniğe gittiği
o zamanları
evimin sokağa bakan penceresinden izler hep,
babamı özlerdim

bugünse,
sigaranın parfümü bastıran kokusunda
kırklı yaşlarda devinip durur bedenim
bedenimi seviyorum
hep sevdim

-beni ben yapan kimliğin ete ve kemiğe bürünmüş halidir der,
bedeni için-

ama,
kendimi aynada seyretmediğim sürece severim etimi
peki ruhumu ?
ruhum 70'li yılların takviminden firar etmiş acıları
saklar heybesinde
açlık ve susuzluğa direnen acılar
tanrının büyümek adına yaşattırdığı acılar
bitmez
tükenmez
ölmez ama,
öldüren anılar,anılar mı dedim?
pardon,acılar olacaktı
fark eder mi peki?
etmez,
anı eşittir acı

-burada bir parantez açıp,
henüz tanışmadığım sevgilime vasiyetimi bırakmak istiyorum-

sevgilim,
eğer senden önce ölürsem
ruhuma fatiha niyetine
rodrigonun gitar konçertosu eşliğinde
şiirlerinden birisini oku
toprakta kemiklerimin sen diye sızlamasından korkuyorum.

-aynı günün ilerleyen saatleri,vakit gece yarısını geçmek üzere-

güncemi okuyorum.
okuduğum kitaplardan aldığım notların hayatımla nasıl kesiştiğini fark ederek.

"Tüm ölümsüz şeyler sadece bir benzetmedir!
Ve şairler çok yalan söyler!
Friedrich Nietzsche"

"Attığın kazıkları saklıyorum..Saklıyorum ki, gün gelip bana döndüğünde seni oturtacak yerim olsun.. .
Küçük İskender"

"Boş ellerle doğmak.Ölmek boş ellerle.Yaşamı tüm doluluğu ile gözledim boş ellerle.
Marlo Morgan"

son sayfada gene  Friedrich Nietzsche'den
"Ümit kötülerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır."
aforizmasından sonra hiçbir not düşmediğimi ve ümit etmeyi bıraktığımı görüyorum,
dua etmeye başlıyorum

beynimin içindeki tanrı
ruhumu ele geçiren iblise
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla merhamet et!
beni,sana karşı hükümsüz bıraktı.

ng

9/23/2012

Sanrılar ve Karalamalar -SoN-

Öksüz büyümeyi ve bir yanının hep eksik olmasını,annesi ve babasıyla aynı çatı altında yaşayan bir çocuğa nasıl anlatırsın ki?
Bugünlerde,bende bir çok şeyi anlatamıyorum sana.Anlatsam da anlamazsın çünkü senin bir yanın hiç eksik kalmadı,kollarını her açtığında kucakladılar.

ng

9/22/2012

SoYuT Paranoid -4-

konuş sevdiğim!,
dilinin altında sakladığın herşeyi susarak
ve insanlığından ruhunu çıkartarak

düşünme,
köpeğin dişleri arasında sakat  bırakılmış kedi yavrusunu
sen sadece konuşmaya devam et
dilinin altında sakladığın
herşeyi susarak

bir çift ayakkabı bağcığı gibi ben,
ellerinde dolaşır
düğümlenirim ayaklarına seninle,
yürüyebilmek adına
ama sen istediğin gibi koş,
koş benim dışımda herkese ve herşeye

koş!
koş!
koş!

konuş,
bildiğin her şeyi susarak
o bir nefeslik boşlukta
gözlerine serpiştir tüm yağmur bulutlarını

konuş!
konuş!
konuş!

koş,benim dışımda herkese ve herşeye
durduğun anlarda
siyah silgiyle sil aydınlığı
ve beyaz kalemle çiz karanlığı

deborah uyan,
sol yanından sağdığın acıları sağ yanına aktar
ve yaşamak istiyorsan marla'yı öldür
sonra olric'in dudaklarına göm.

ng

9/17/2012

SoYuT Paranoid -3-


SoYuT Paranoid -2-