7/26/2012

Resmî Olmayan Düşünceler

varlığım kök salıyor olduğum zamana
geçmiş zaman
gözlerimin ardında
az beyaz
az siyah
az gri
kısacası flu

gelecek zaman
biraz kırmızı
biraz kahperengi
belki de lacivert düşler Deniz/inde kaybolmuş bir mavi

yaşam düşsel bir sefalet

kişi
68 kuşağında
düşünceleri tutuklanmış
düşünce özgürlüğü bile olmayan
suskun bir varlık

çocuklar bile korkar
görsel zamanları okumaktan
çünkü bunlar
sakıncalı yayınlardır

"önünüze sunulan hayat sizin değilse
o halde neyin diyetini ödüyor
elleriniz
gözleriniz
beyniniz"

resmî olmayan düşüncelerimin
resmî olan düşünceler tarafından
sınırlarımı ihlal etmesi
işlediğiniz suç!
bunun da polis kayıtlarına geçmesini istiyorum

savunma(n)m hazır/mı?

dilim kusurlu bulundu
düşüncelerim sapkın
hayallerim fazla eşit ve özgürlükçü
"Savaşma Seviş" deyimi
hükümet tarafından henüz onaylanmamış

dilimi tuza buladım
genzime iyot kokusunu çektim
Deniz'e olan özlemim Gezmiş
Gezmiş mi dedim?..
geçmiş olacaktı
ahh iş işten geçmiş

ömrüm kusuru bir bomba gibi patlıyor ellerinizde
çünkü ben,lanet olası bir pislik
sizin gözünüzde

geniş zaman .................
.....................................
.....................................

fazla mı geniş!?.

ng



7/12/2012

Şeytanın Ayeti

Önsöz

şeytan bir anlaşmaya ihtiyaç duyarsa
o vakit
şairin ruhunu satmasını bekler
ki,satır arasında unutulmasın
siyah,uzun bir zaman diliminin rengidir

Birinci Tekil Şahıs

beyaz kağıtlar üzerinde
şairin cennetten gönderilen akılla hareket ettiği
nerede görülmüştür
kalemi kırılmadığı sürece

İkinci Tekil Şahıs

hayat kabullenmeyi öğretir insana
ve intikam ıslak bir tükmük gibidir
yutulmayı bekleyen
kasıtlı
programlı
önceden planlanmış

Şeytanın Ayeti

şimdi hepsinin susturulduğu atmosferde
hava sadece gecedir
ve şairin sesindeki tınıdır
tıkama kulaklarını
okunan şiir
tüm zamanların en büyük ayetidir

"o gün
o çarşaftaki kan lekesi
olacakların habercisiydi,
görmezden geldik"

dağınık hayatlar
olduk olmadık yerde birleşiyor
geçmişi deşifre ediyordu
mükemmellikse olağanüstü olmak isterken
ansızın düşmüştü aramıza
kendimi seninle alakalı tüm yollardan çıkarıp
hız ibresine bakmadan girdiğim keskin viraj
başkalaşımın ilk günüydü
dolaşık adımlarla ilerliyordum kendime
aklını yitirmiş adımlar
kimliği kirletilmiş o kadına
yani sana yani bir nevi bana çıkıyordu hep
hani bir kaç adım daha ilerlesem
bu belirsizlikten ilk ve son kes firar edeceğim

konuyla ilgili sınırları ihlal eden körlüğüm bağışlanmalı
dünya ağır geliyor gözlerime
ipuçları arıyorum el yordamı ile
gelişigüzel dizilmiş kelimeler cümle olmayı bekliyor
parmak uçlarımda
ve bencilce başlıyorum yazmaya

Sevgili Tanrı
ismimi pas geç amel defterinde
zoraki kazanılmış bir şairim neticede

adı "Aşk"diye anılan sahte cennete
adımını atman için telefonuna şu mesajı atmam kafiydi
-Seni Seviyorum-
mesajı okuduğun andan itibaren
dalganın kıyıyı dövdüğü gibi kendini dövüyorsun
duygularını kontrol etmek bir yana dengede bile tutamıyorsun
çözülmeyi bekleyen sorunların olmasaydı
seni diğerlerinden çok çok üç beş ay sonra atardım yatağıma
neyse bunları geçelim diyemeyecek kadar gerçekçiyim işte
zaten bununla ilgili hiç bir sorunumda yok
sizler tarafından günah keçisi ilan edilişim beni üzmez
beni üzen insanların bu keçiyi neden sevdiği
oysa keçiyi öldürseler keçide rahatlayacak

mesajdan sonra bir kaç gün telefonunu kapattın
kendini bana kapattın
kendini kendine kapattın
baktın olmuyor çaresizce açtın gözlerini görmek istemediklerine
beynini yalayan kelimelerin duyumsanan hali
ve kendi rızanla gelen bedenin
suskun dilin harika bir şarkıya eşlik edecek
gözlerin,neden,nasıl ne olduğunu red ederek

"Birinci Tekil Şahıs"
unutulmasın ki!
karmaşık insanlar,çok basit bir gerçeği bile kavramakta zorlanır"

Maktûl

duygu var-huzur yok
cehalet var-bilgi yok
kaos var-ölüm yok

Not:Bu ayet,hayatın basit gerçeklerine dokunmanız için yazılmıştır.
Uzun uzadıya yazılacak hayatlardan sadece bir örnek verilmiştir ve maktûlün kendini savunma hakkı saklı tutulmuştur.

ng

7/08/2012

Sanrılar ve Karalamalar -34-

-1-
soldan sağa doğru başladığım bir bulmacanın ilk sorusu gibiydi
gözlerindeki hüzün
tüm cevaplardan uzak bir ses tonuyla
"yapma nuran"derdin,hep
gözlerindeki kuyuda boğulmak istedikçe
-2-
yalnızlık,hayatın için bir tercih biçimi olmamalı sevdiğim gel,
korkma!usulca dökül ellerime
ben toplarım seni
-3-
tenimin sensiz nasıl üşüdüğünü bilirsin
bedenimin şeklini alan yorgan 
yaz sıcağında koşulsuz ısıtırken
donarak can verdi
-ama üzülme,o mutlu öldü-
-4-
ahh aklım ahh
yine bin bir çeşit kurguya imzanı atıyorsun
konu mankenleri oradan oraya koşturan figüranlar gibi
hayatı dizayn ediyor
beynim action! der demez;hummalı bir yarış başlıyor
kurgular taslaklar gerçek bir filme dönüşüyor,
derken..
-5-
yukarıdan aşağıya doğru çözüyorum bulmacayı
"son sorunun cevabı yanlış"diyorum ,diğer sorulara bakmadan
oyun bozan bir çocuğun masum çırpınışıyla
-6-
zoraki tırmanıyorum beynimle ruhum arasındaki ince çizgiye
ve oradan sesleniyorum
Hayat,Aşk'a inat YAŞAMAKTIR!.
"lütfen ışıkları söndürün".

ng



7/04/2012

Hayatım kaldığı yerden değil,istediğim yerden başlamalı.

Ruhumdaki küf kokusundan arınabilmem için beynimin duvarlarını baştan aşağıya yani,
çocukluğumdan tutunda günümüze kadar dezenfekte etmem lazım..
Ki,kalan ömrümün bir anlamı olsun.
ng